• Çağrı Merkezimiz: 0312 256 72 78

Author Archives: yonetici

İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

İş dünyası, hızla değişen ekonomik koşullar ve yoğun rekabet ortamı nedeniyle çalışanlar ile işverenler arasında çeşitli uyuşmazlıkların doğmasına oldukça elverişlidir. Ücret, fazla mesai, işten çıkarma, tazminat veya işe iade gibi konularda yaşanan anlaşmazlıklar, iş hayatının doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Ancak bu uyuşmazlıkların uzun yargı süreçlerine taşınması hem zaman hem maliyet açısından taraflara ciddi yük getirebilir. Bu noktada, iş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, etkin, ekonomik ve barışçıl bir çözüm mekanizması olarak öne çıkar.

Arabuluculuk, tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) yardımıyla, işçi ve işverenin uzlaşıya varmasını sağlayan, gönüllülük esasına dayalı bir süreçtir. Türkiye’de 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bireysel ve toplu iş sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda arabuluculuk, dava şartı haline getirilmiştir. Bu düzenleme, tarafların mahkemeye gitmeden önce uzlaşma zemini aramalarını zorunlu kılmış; böylece yargı yükü azalırken, iş dünyasında iletişim temelli bir çözüm kültürü oluşmuştur.

İş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuğun en temel avantajlarından biri, sürecin gizlilik ve gönüllülük ilkelerine dayanmasıdır. Taraflar özgür iradeleriyle sürece katılır ve arabulucu, karar verici değil kolaylaştırıcı rol üstlenir. Görüşmeler gizli yürütüldüğü için işverenin ticari itibarı, çalışanın ise kişisel mahremiyeti korunur. Arabulucular, taraflardan elde ettikleri tüm bilgileri yalnızca uyuşmazlığın çözümünde kullanabilir; böylece süreç KVKK ve GDPR hükümlerine tamamen uygun şekilde yürütülür. Kişisel veriler yalnızca gerekli süre kadar saklanır, üçüncü kişilerle paylaşılmaz ve güvenli bir şekilde imha edilir.

İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk

Arabuluculuk süreci, işçinin veya işverenin arabuluculuk bürosuna başvurmasıyla başlar. Yetkili arabulucu sistem üzerinden atanır ve taraflarla iletişime geçerek ilk toplantı tarihini belirler. Görüşmeler çoğu zaman birkaç oturumda sonuçlanır. Anlaşma sağlanması halinde düzenlenen tutanak, mahkeme kararı hükmünde icra edilebilir bir belge niteliği taşır. Bu özellik, taraflara hem güven hem de yasal koruma sağlar.

İş uyuşmazlıklarında arabuluculuk, sadece zamandan ve maliyetten tasarruf sağlamakla kalmaz; aynı zamanda iş ilişkilerinin geleceğini de korur. Dava süreçlerinde taraflar genellikle karşı karşıya gelirken, arabuluculukta iş birliği temelli bir iletişim yürütülür. Bu da işletmelerde kurumsal barış ve çalışan bağlılığı açısından uzun vadeli fayda yaratır.

İş hukuku arabuluculuğunda en sık karşılaşılan konular arasında kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücretleri, yıllık izin alacakları, haksız fesih, ücret uyuşmazlıkları ve işe iade talepleri yer alır. Arabuluculuk görüşmeleri, bu konularda taraflara duygusal olarak daha rahat bir ortam sağlar. Çalışan kendini ifade etme fırsatı bulur, işveren ise sorunu dostane biçimde çözme olanağı elde eder. Bu açıdan arabuluculuk, yalnızca bir uyuşmazlık çözümü değil, aynı zamanda kurumsal itibarı koruyan bir mekanizmadır.

Günümüzde teknolojinin gelişimiyle birlikte arabuluculuk süreçleri de dijitalleşmektedir. Çevrimiçi toplantılar, e-imza entegrasyonu, dijital tutanak oluşturma ve çevrimiçi belge paylaşımı gibi yenilikler, sürecin daha hızlı ve verimli işlemesini sağlar. Dijital arabuluculuk sistemleri, özellikle farklı şehirlerde bulunan tarafların zamandan tasarruf etmesini kolaylaştırır. Ayrıca, dijital altyapılar KVKK ve GDPR standartlarına uygun güvenlik protokolleriyle kişisel verilerin korunmasını garanti altına alır.

Tüm bu avantajlarıyla arabuluculuk, iş hukuku uyuşmazlıklarının çözümünde çağdaş bir alternatif sunar. Hem işçinin hak arama özgürlüğünü güçlendirir hem de işverenin ticari sürekliliğini korur. Hız, gizlilik, gönüllülük ve güven esaslarına dayanan bu sistem, klasik dava yöntemlerinden çok daha insani ve pragmatik bir yaklaşımdır.

Bu dönüşümün dijital ayağında ise yenilikçi çözümler öne çıkmaktadır. Güvercin Arabuluculuk Yazılımı, iş hukuku arabuluculuğu süreçlerini dijital ortama taşıyarak arabuluculara, taraf vekillerine ve kullanıcılarına bütüncül bir çözüm sunar. UYAP entegrasyonu, otomatik tutanak oluşturma, elektronik imza, takvim yönetimi, çevrimiçi toplantı ve güvenli veri depolama özellikleriyle Güvercin; KVKK ve GDPR standartlarına tam uyumlu, güvenilir bir altyapı sağlar. Arabulucular, Güvercin platformu üzerinden tüm dosyalarını düzenleyebilir, süreci uçtan uca yönetebilir ve hatasız şekilde raporlayabilir.

Sonuç olarak, iş hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk artık yalnızca bir alternatif değil, çağdaş iş yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Hız, şeffaflık, gizlilik ve teknoloji temelli yaklaşımıyla arabuluculuk, hem bireyler hem kurumlar için adil, ekonomik ve sürdürülebilir çözümler üretir. Bu süreçte Güvercin Arabuluculuk Yazılımı, arabuluculuk faaliyetlerini profesyonel standartlarda yürütmek isteyen herkes için güçlü, güvenli ve yenilikçi bir yol arkadaşıdır.

Arabuluculuk Oturumları ve Şablon Yönetimi

  1. Giriş: Arabuluculukta Süreç Yönetimi ve Yapısal Düzenin Önemi

Modern hukuk sistemlerinde, uyuşmazlıkların çözümünde hızlı, gizli ve dostane bir yöntem olarak öne çıkan arabuluculuk, özellikle Türkiye’de 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile sistematik bir çerçeveye kavuşmuştur. Arabuluculuk sürecinde en kritik aşamalardan biri, oturumların planlanması, yürütülmesi ve tutanakların doğru şekilde belgelenmesidir.

Oturumların yapısal düzeni, hem tarafların kendilerini güven içinde hissetmesini sağlar hem de arabulucunun süreci adil ve etkin biçimde yönetmesine olanak tanır. Bu noktada, şablon yönetimi kavramı devreye girer. Her arabuluculuk dosyasında kullanılacak belgelerin; örneğin toplantı daveti, hazır bulunuş listesi, anlaşma veya anlaşmama tutanağının sistematik biçimde hazırlanması, süreç verimliliğini artırır ve hukuki hata riskini ortadan kaldırır.

  1. Arabuluculuk Oturumlarının Genel Yapısı

Arabuluculuk oturumları genellikle üç temel aşamadan oluşur: açılış, müzakere ve kapanış. Her aşamanın belirli bir amacı, yapısı ve etik sınırı vardır.

  1. Açılış Aşaması: Tarafların Sürece Dahil Edilmesi

Oturumun ilk aşaması, tarafların arabuluculuk süreci hakkında bilgilendirildiği ve güven ortamının oluşturulduğu bölümdür. Arabulucu, bu aşamada:

  • Arabuluculuğun gönüllülük, gizlilik ve eşitlik ilkelerini açıklar,
  • Taraflara sürecin nasıl ilerleyeceği hakkında bilgi verir,
  • Tarafların kimlik bilgilerini, yetki durumlarını ve iletişim kanallarını netleştirir.

Bu aşama, sürecin temelini oluşturur. Tarafların, sürecin güvenilirliğine ikna olması, sonraki müzakerelerin yapıcı bir zeminde ilerlemesini sağlar.

  1. Müzakere Aşaması: Çözümün İnşası

Müzakere aşaması, tarafların çıkarlarını dile getirdikleri, önerilerin tartışıldığı ve çözüm yollarının değerlendirildiği en dinamik bölümdür. Arabulucu burada:

  • Taraflar arasında etkin iletişimi sağlar,
  • Gerekirse özel görüşmeler yaparak tarafların pozisyonlarını derinlemesine anlar,
  • Tarafların taleplerini objektif biçimde yeniden çerçeveler ve ortak zemin arayışını destekler.

Bu süreçte arabuluсunun tarafsızlığı, dinleme becerisi ve yönlendirici olmadan rehberlik etme kapasitesi, çözümün kalitesini belirler.

  1. Kapanış Aşaması: Sonuçlandırma ve Belgelendirme

Oturumun sonunda taraflar anlaşmaya varırsa, anlaşma tutanağı düzenlenir; aksi halde anlaşmama tutanağı hazırlanır. Her iki durumda da tutanağın dili açık, tarafsız ve yasal gerekliliklere uygun olmalıdır. Bu belgeler, ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda ispat niteliği taşır.

Dolayısıyla, bu aşamada doğru şablonların kullanılması ve eksiksiz belge düzeni, sürecin hukuki güvenliği açısından kritik öneme sahiptir.

  1. Şablon Yönetiminin Arabuluculukta Stratejik Rolü

Arabuluculukta “şablon yönetimi” yalnızca zaman tasarrufu sağlamaz; aynı zamanda standart, mevzuata uyum ve veri güvenliği açısından da stratejik bir araçtır.

  1. Standart ve Profesyonellik

Her arabulucunun kendi dosya tarzı veya belge düzeni olabilir; ancak şablon kullanımı, tüm belgelerde aynı dilin, biçimin ve yapının kullanılmasını sağlar. Bu da hem kurum içi hem de bireysel profesyonellik açısından önemli bir unsurdur.

  1. Hataların Önlenmesi

Tutanak veya davet metinlerinde tarih, taraf adı, T.C. kimlik numarası gibi küçük hatalar, ileride ciddi usul sorunlarına yol açabilir. Hazır ve güncel şablonlar, bu tür maddi hataların önüne geçer.

  1. KVKK Uyumunun Sağlanması

Şablon yönetimi sayesinde kişisel verilerin korunmasına ilişkin hassasiyetler sistematik hale getirilebilir. Örneğin, tutanaklarda yalnızca gerekli kişisel veriler yer alır, gereksiz veri paylaşımının önüne geçilir. Böylece 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında, veri minimizasyonu ilkesi uygulanmış olur.

  1. Eğitim ve Kurumsal Hafıza

Standart şablonlar, yeni başlayan arabulucular için de eğitici bir araçtır. Sürecin hangi adımlardan oluştuğunu gösterir ve kurumsal bir bilgi birikiminin oluşmasına katkı sağlar.

  1. Dijitalleşme ile Şablon Yönetiminde Yeni Dönem

Arabuluculuk pratiği, artık sadece toplantı odasında yapılan müzakerelerden ibaret değildir. Dijital dönüşüm, süreçleri sanal ortama taşımış; e-imza, e-tebligat ve dijital tutanak sistemleri yaygınlaşmıştır.

Bu gelişme, arabuluculuk süreçlerinin dijital şablonlar üzerinden yönetilmesini kaçınılmaz hale getirmiştir. Artık birçok arabulucu:

  • Oturum tutanaklarını sistem üzerinden oluşturmakta,
  • Belgeleri e-imza ile imzalamakta,
  • E-tebligat entegrasyonu ile taraflara hızlı bildirim yapabilmektedir.

Bu sayede hem usul ekonomisi sağlanmakta hem de belge güvenliği artmaktadır.

  1. Şablon Yönetiminde En İyi Uygulamalar

Etkin bir şablon yönetimi için şu adımlar önerilir:

  1. Tüm belge türlerini tanımla: Davet mektubu, hazır bulunma listesi, oturum özeti, tutanak vb.
  2. Hukuki denetimden geçir: Şablonlar, ilgili mevzuata (6325 sayılı Kanun, Arabuluculuk Yönetmeliği) uygun olmalıdır.
  3. KVKK uyumlu hale getir: Gereksiz kişisel veri toplanmasından kaçınılmalıdır.
  4. Dijital erişim sağla: Belgelerin bulut ortamında saklanması, yedeklenmesi ve paylaşılması kolay olmalıdır.
  5. Güncelliği koru: Mevzuat değişikliklerine göre şablonlar periyodik olarak revize edilmelidir.
  1. Güvercin Arabuluculuk Yazılımı ile Oturum ve Şablon Yönetiminde Yeni Bir Dönem

Günümüzde arabulucuların en büyük ihtiyacı, hem yasal uyumlu hem de teknolojik olarak pratik bir çözümle süreçleri yönetebilmektir. İşte bu noktada, Güvercin Arabuluculuk Yönetim Sistemi, arabuluculuk süreçlerine çağdaş bir yaklaşım sunar.

Bu yazılım sayesinde:

  • Her oturum, sistem üzerinden planlanabilir ve otomatik olarak kayıt altına alınır.
  • Hazır şablonlar (davet mektubu, anlaşma tutanağı, anlaşmama tutanağı vb.) güncel mevzuata uygun biçimde otomatik doldurulur.
  • E-imza ve UETS (e-tebligat) entegrasyonu ile tüm belgeler hukuken geçerli şekilde tamamlanır.
  • KVKK uyumlu veri işleme modülleri, kişisel verilerin güvenliğini sağlar.
  • Raporlama araçları sayesinde arabulucu, anlaşma oranlarını ve işlem geçmişini detaylı biçimde analiz edebilir.

Güvercin Arabuluculuk Yazılımı, yalnızca bir dosya yönetim aracı değil; aynı zamanda arabuluculuk süreçlerinde verimlilik, doğruluk ve güvenliğin dijital güvencesi haline gelmiştir.

  1. Sonuç: Teknoloji Destekli Arabuluculukta Yeni Standartlar

Arabuluculuk, özü itibarıyla insan odaklı bir çözüm yöntemi olsa da, dijitalleşme bu insani süreci daha sistematik, güvenli ve hızlı hale getirmektedir. Oturumların doğru yapılandırılması ve şablon yönetiminin etkin biçimde uygulanması, yalnızca sürecin verimliliğini artırmaz; aynı zamanda arabulucunun profesyonel itibarını da güçlendirir.

Güvercin Arabuluculuk Yönetim Sistemi, bu alandaki dijital dönüşümün öncüsü olarak, hem teknik doğruluk hem de etik standartların korunmasına katkı sağlar.
Arabuluculukta güven, düzen ve hız arayan tüm profesyoneller için, artık çözüm birkaç tık kadar yakın.

Arabuluculuk ve Tahkim Perspektifi

Med-Arb (Mediation-Arbitration): Arabuluculuk ve Tahkim Perspektifi

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri (ADR – Alternative Dispute Resolution), son yıllarda hem ulusal hem de uluslararası hukukta hızla önem kazanmaktadır. Mahkemelerin iş yükünün artması, yargı süreçlerinin uzun sürmesi ve tarafların daha hızlı, ekonomik ve esnek çözümler arayışı; geleneksel dava yöntemlerinin yanında alternatif çözüm yollarını öne çıkarmıştır.

Bu bağlamda en çok bilinen yöntemler arasında arabuluculuk (mediation) ve tahkim (arbitration) yer alır.

Her iki yöntem de güçlü yönleriyle dikkat çekmekle birlikte, uygulamada farklı ihtiyaçlara cevap verir. Arabuluculuk, tarafların uzlaşmaya varmasını teşvik ederken; tahkim, bağlayıcı ve kesin bir karar üretir. Ancak bazı uyuşmazlıklarda tek başına arabuluculuk yetersiz kalabilir; tarafların anlaşmaya varamaması durumunda süreç sonuçsuz kalabilir. Aynı şekilde tahkim süreci de kimi zaman gereksiz yere uzun ve maliyetli olabilir. İşte bu noktada Med-Arb (Mediation-Arbitration) adı verilen hibrit yöntem devreye girer.

Med-Arb, arabuluculuk ve tahkimin avantajlarını birleştiren, uyuşmazlıkların daha etkin ve esnek şekilde çözümlenmesine olanak sağlayan bir modeldir. Bu makalede Med-Arb yönteminin tanımı, işleyişi, avantajları, dezavantajları ve uygulama alanları ele alınacak; ayrıca Türkiye’deki hukuk sistemi açısından değerlendirme yapılacaktır.

  1. Med-Arb Nedir?

Med-Arb, adından da anlaşılacağı üzere mediation (arabuluculuk) ve arbitration (tahkim) yöntemlerinin bir araya getirilmesinden oluşur. Süreç genellikle şu şekilde işler:

  1. Taraflar öncelikle arabuluculuk aşamasına yönlendirilir. Bu aşamada tarafların uzlaşmaya varması hedeflenir.
  2. Eğer arabuluculuk süreci anlaşma ile sonuçlanmazsa, uyuşmazlık tahkim aşamasına geçer ve hakem(ler) bağlayıcı karar verir.

Böylece taraflar hem arabuluculuğun esnekliğinden hem de tahkimin kesinliğinden faydalanmış olur.

  1. Med-Arb’ın Avantajları

Med-Arb yöntemi, farklı yönleriyle geleneksel dava süreçlerine göre önemli avantajlar sunar:

  • Zaman Tasarrufu: Önce arabuluculukla hızlı çözüm denenir; başarısız olunursa tahkime geçilir. Böylece süreç uzamaz.
  • Maliyet Etkinliği: Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa tahkime gerek kalmaz ve taraflar büyük masraflardan kurtulur.
  • Esneklik: Taraflar kendi iradeleriyle sürecin kurallarını belirleyebilir.
  • Gizlilik: Hem arabuluculuk hem tahkim gizli yürütülür; bu da ticari sırların korunmasına olanak tanır.
  • Kesinlik: Arabuluculukta uzlaşı sağlanamazsa tahkim kararı bağlayıcıdır; taraflar belirsizlik yaşamaz.
  • Taraf İlişkilerinin Korunması: Özellikle ticari ilişkilerde, arabuluculuk aşaması tarafların ilişkilerini tamamen koparmadan çözüm bulma imkânı verir.
  1. Med-Arb’ın Dezavantajları ve Eleştiriler
  • Tarafsızlık Sorunu: Aynı kişi hem arabulucu hem hakem olduğunda tarafsızlık tartışmaları doğabilir. Arabuluculukta taraflardan aldığı gizli bilgileri, tahkim aşamasında nasıl kullanacağı soru işaretidir.
  • Tarafların Çekinceleri: Taraflar, arabuluculukta açıkça konuşmaktan çekinebilir; çünkü sürecin tahkime döneceğini bilmektedir.
  • Hukuki Altyapı Eksiklikleri: Her ülkenin hukuk sisteminde Med-Arb açıkça düzenlenmiş değildir. Bu durum uygulamada belirsizlik yaratabilir.
  • Karmaşık Uyuşmazlıklarda Zorluk: Çok taraflı veya yüksek meblağlı uyuşmazlıklarda Med-Arb sürecinin yönetimi güçleşebilir. 
  1. Uluslararası Uygulamalar

Med-Arb özellikle Asya ülkelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır. Çin ve Singapur, bu yöntemi destekleyen en önemli merkezlerdir. Çin’de ticari uyuşmazlıkların büyük bir kısmı Med-Arb yoluyla çözülmektedir. Singapur’da ise hem tahkim merkezi (SIAC) hem de arabuluculuk merkezi (SIMC) arasında “Arb-Med-Arb” Protokolü geliştirilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da ise Med-Arb uygulamaları daha sınırlı olmakla birlikte, kurumsal tahkim merkezleri bu yönteme yer vermeye başlamıştır. Özellikle ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarında hibrit yöntemlere ilgi artmaktadır.

  1. Türkiye’de Med-Arb

Türkiye’de arabuluculuk ve tahkim ayrı ayrı düzenlenmiştir:

  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu arabuluculuğu,
  • 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ise tahkimi düzenler.

Mevzuatta Med-Arb açıkça tanımlanmış olmasa da, tarafların irade serbestisi çerçevesinde bu yöntemi tercih etmeleri mümkündür. Özellikle ticari sözleşmelere konulacak “önce arabuluculuk, sonra tahkim” kayıtları, Med-Arb uygulamasının yolunu açmaktadır.

Türkiye’de arabuluculuk kurumunun hızlı gelişimi, tahkim merkezlerinin artması ve Singapur Konvansiyonu’nun imzalanması; yakın gelecekte Med-Arb uygulamalarının yaygınlaşabileceğini göstermektedir.

Sonuç olarak Med-Arb, arabuluculuk ve tahkimin güçlü yönlerini birleştiren yenilikçi bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Önce arabuluculukla tarafların anlaşmaya varması denenmekte, başarı sağlanamazsa tahkim yoluyla bağlayıcı karar alınmaktadır. Bu sayede süreç hem hızlı hem de kesin sonuç doğurur.

Avantajları arasında zaman ve maliyet tasarrufu, gizlilik, esneklik ve taraf ilişkilerinin korunması öne çıkmaktadır. Ancak aynı kişinin hem arabulucu hem hakem olması durumunda tarafsızlık sorunu doğabileceği için, uygulamada dikkatli olunmalıdır. Uluslararası alanda özellikle Asya ülkelerinde yoğun kullanılan bu yöntem, Türkiye’de de ticari uyuşmazlıklarda potansiyel bir çözüm mekanizması olarak gündeme gelmektedir.

Med-Arb, klasik dava yollarına alternatif, modern ve esnek bir uyuşmazlık çözüm modeli sunmaktadır. Türkiye’nin hukuki altyapısının ve uygulama tecrübelerinin gelişmesiyle birlikte, Med-Arb’ın gelecekte daha sık tercih edilen bir yöntem haline gelmesi beklenmektedir.

Güvercin Arabuluculuk Yönetim Sistemi, tüm hukuk disiplinleri üzerine ve disiplinlerarası perspektifte çalışıp, gelişmeye açık bir platformdur.

UYAP Entegrasyonu Nedir? Arabulucuya Somut Ne Kazandırır?

UYAP Entegrasyonu Nedir? Arabulucuya Somut Ne Kazandırır?

UYAP entegrasyonu, arabulucunun UYAP Arabulucu Portalı’nda yaptığı işlemleri (dosya kabul/ret, harici dosya açma, evrak gönderme, toplantı ve oturum kaydı, sonuç ve son tutanak) doğrudan kullandığı arabuluculuk yazılımı üzerinden eksiksiz ve uyumlu biçimde yönetebilmesini sağlar. Bu da pratikte üç temel kazanım üretir:

  1. Usul ve uyum güvencesi: Dava şartı arabuluculuk alanlarında son tutanak ve bildirimlerin doğru formatta üretilmesi zorunludur. UYAP’a uygun belge üretimi ve veri standartlaşması, dosyanın yargı aşamasında taşınabilir, okunabilir ve yüksek ispat değerine sahip olmasını sağlar.
  2. Hız ve verimlilik: Farklı uygulamalar arasında kopyalama, biçim uyarlama ya da veri tekrar girişi gibi “tekrar işler” verimi düşürür. Entegrasyon, evrak–toplantı–sonuç akışını tek çatı altında toplayarak işlem sürelerini kısaltır, hata oranını azaltır.
  3. Kayıt bütünlüğü ve şeffaflık: Toplantı çağrıları, mazeretler, katılımcı yoklamaları ve zaman damgalarının tek bir zaman çizelgesinde tutulması, olası uyuşmazlıklarda şeffaf ve denetlenebilir bir kayıt seti sunar.

Güncel Arabuluculuk Süreçlerinde Neden Daha da Kritik?

Her geçen gün daha fazla uyuşmazlık türü dava şartı arabuluculuk kapsamına giriyor. İş, ticaret, tüketici, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi alanlarda süre disiplini, tutanak dilinde standartlaşma ve tebligat yönetimi öne çıkıyor. Yakın dönem uygulaması, ilk toplantı çağrısı, taraf yoklaması ve mazeret beyanı gibi ayrıntıların eksiksiz kaydını bir kalite standardına dönüştürdü. Bu tablo, UYAP entegrasyonunun bir “konfor” değil, mesleğin doğası gereği zorunluluk olduğunu açıkça gösteriyor.

UYAP Entegrasyonunun Arabulucu Açısından Başlıca Faydaları

1) Tutanak ve evrak yönetimi: Doğru format, doğru dil, doğru zaman

Arabuluculuk dosyalarının kalbi “tutanak” tır. Güvercin Arabuluculuk Yönetim Sistemi’nin sunduğu UYAP Entegrasyonu, dosyaları direkt sisteme yükleyerek anlaşma/anlaşamama tutanakları, ara karar, davet yazıları ve toplantı notlarının UYAP uyumlu formatta üretilmesini sağlar. Böylece:

  • Tutanak dili mevzuata ve yerleşik uygulamaya uygun olur.
  • Evraklar e-imza ve zaman damgası ile değiştirilemezlik güvencesi kazanır.
  • Dosya içeriği mahkemeye sunulduğunda okunabilirlik ve ispat gücü korunur.

2) e-İmza ve UETS e-tebligat: Hız, güven, ispat

Entegre arabuluculuk yazılımı, e-imzayı belge üretiminin doğal uzantısı yapar. UETS üzerinden yürüyen e-tebligatlarda doğru içerik + doğru zamanlama esastır. Sistem; okundu bilgisi, tebliğ tarihi ve teslim varsayımları gibi kritik verileri tek ekran üzerinden takip etmeyi kolaylaştırır. Böylece usulsüz tebligat riski ve süre hataları en aza iner.

3) Süre ve toplantı yönetimi: Kaçırılan gün kalmasın

Arabuluculukta sürelerin doğru hesaplanması, davet ve ilk toplantının planlanması ve zorunlu hallerde uzatım kararlarının sisteme işlenmesi gerekir. Entegrasyon; dosya türüne göre otomatik sayaçlar, kritik eşik uyarıları ve takvim senkronizasyonu ile arabulucunun yükünü hafifletir. “Süreyi kaçırdık” ya da “tebligat penceresi atlandı” gibi maliyetli hataların önüne geçilir.

4) Tek ekranda dosyanın tüm yolculuğu

Dosya kabulünden son tutanağa kadar tüm adımların zaman çizelgesi üzerinde izlenebilmesi; ekip içi iş bölümünü kolaylaştırır ve dış denetime hazır şeffaf bir süreç ortaya çıkarır. Kurumsal arabuluculuk merkezleri için bu görünürlük, kalite yönetimi ve eğitim açısından stratejik değerdedir.

5) Analitik raporlama: Veriye dayalı kalite ve büyüme

Hangi dosya kaç günde sonuçlandı? İlk toplantı oranları nasıl? Hangi konu başlıklarında anlaşma oranı daha yüksek? Entegrasyonun tetiklediği raporlama ve gösterge panelleri, arabuluculuk pratiğini ölçülebilir kılar. Böylece hem bireysel arabulucular hem de merkezler, sürekli iyileştirme yapabilir ve kaynaklarını doğru alanlara yönlendirebilir.

Güvercin Arabuluculuk Yazılımı UYAP Entegrasyonunu “Değer”e Dönüştürür

Güvercin, arabulucuların gerçek ihtiyaçlarına göre tasarlandı ve UYAP iş akış mantığına birebir uyumla çalışır. Pratikte sunduğu başlıca avantajlar:

  • UYAP iş akışına tam uyum: Gelen işler, dosya açma, evrak ekleme, toplantı/oturum kaydı, sonuç ve son tutanak aşamaları yazılım içinde tek bir yolculuk şeklinde ilerler. UYAP’a aktarılan veriler format ve içerik açısından uyumludur.
  • “Tutanak zekâsı” ve zengin şablonlar: İş, ticaret, tüketici, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi farklı konu türleri için hazır tutanak şablonları bulunur. Toplantı yoklaması, mazeret beyanı, anlaşma/anlaşamama gerekçesi gibi bölümler otomatik ve düzenlenebilir alanlarla gelir. Bu sayede belge üretimi hem hızlı hem de standart olur.

    Süre & takvim asistanı: Dosya türüne göre otomatik süre ataması, kritik gün uyarıları, haftalık/aylık görünüm ve toplantı planlama araçlarıyla takvim disiplini korunur.

  • UETS ve e-imza otomasyonları: Davet yazıları ve tebligat evrakı doğru şablon ve doğru zamanda gönderilir; e-imza ve zaman damgası süreçleri yazılımla doğal olarak entegre çalışır.
  • Raporlama ve göstergeler: İlk toplantı oranları, konu bazlı anlaşma yüzdeleri, ortalama sonuçlanma süreleri, bekleyen işlemler ve verimlilik metrikleri panel üzerinden izlenir. Kurumsal kullanıcılar için dış denetime uygun rapor setleri mevcuttur.
  • Kurumsal esneklik ve güvenlik: Kullanıcı yetkileri, denetim izi (audit log), versiyon geçmişi ve yedekleme seçenekleriyle veri güvenliği ve kayıt bütünlüğü güvence altındadır.

Kimler İçin İdeal?

  • Bağımsız arabulucular: Tek başına ya da küçük ekiplerle çalışan profesyoneller, tek ekrandan dosya yönetiminin hız ve düzen avantajını doğrudan hisseder.
  • Arabuluculuk merkezleri: Çok sayıda başvuru ve farklı konu başlıklarıyla çalışan merkezler, süreç standardizasyonu ve raporlamanın gücüyle ölçeklenebilir bir yapı kurar.
  • Hukuk büroları: Uyuşmazlık portföyü geniş olan bürolar, arabuluculuk dosyalarını veriye dayalı yönetecek kurumsal kalite ve şeffaflık elde eder.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

UYAP entegrasyonu olmadan süreç yürütmek mümkün mü?
Teknik olarak mümkün; ancak entegrasyon olmadan belge formatı, süre takibi, tebligat zamanlaması ve kayıt düzeni gibi konularda tekrar iş ve hata olasılığı artar. Entegrasyon bu riskleri doğal akışta azaltır.

“Tutanak zekâsı” ne kazandırır?
Standart metin blokları ve konuya göre değişen alanlar sayesinde tutanak dili mevzuata uygun, içerik eksiksiz, üretim hızlı olur. E-imza ve zaman damgası ile tutanakların delil değeri yükselir.

UETS ve e-imza neden birlikte ele alınmalı?
Doğru içerik ve doğru zamanlamadaki tebligat, e-imza ve UETS verilerinin aynı ekranda yönetilmesiyle kusursuz işler. Okundu bilgisi, tebliğ tarihi ve süre hesapları için bu birliktelik kritiktir.

Raporlar neden önemli?
Arabuluculuk kalitesini artırmanın yolu ölçmekten geçer. Anlaşma oranları, ilk toplantı istatistikleri ve ortalama sonuçlanma süreleri; hem iç eğitim hem de dış denetim için stratejik göstergelerdir.

UYAP Entegrasyonu – ‘Güvercin’ Arabuluculuk Yazılımı Arabuluculukta başarının temeli usule uygun, hızlı ve şeffaf bir süreçtir. UYAP entegrasyonu tam da bunu sağlar:

1)Usul ve ispat gücü için doğru format ve kayıt düzeni,
2)Hız ve verim için tek ekranda uçtan uca akış,
3)Şeffaflık için güvenilir zaman damgaları ve izlenebilir tebligat yönetimi.

Güvercin Arabuluculuk Yazılımı, bu entegrasyonu günlük işinizin doğal parçası haline getirir.

Hemen keşfedin: Ürün detayları, paketler ve demo talebi için;
Whatsapp butonundan, guvercin.net.tr adresinden veya linkedln adresimizden bizlere ulaşabilirsiniz.

Singapur Milletlerarası Arabuluculuk Konvansiyonu

Singapur Milletlerarası Arabuluculuk Konvansiyonu Üzerine İnceleme

Uluslararası ticaretin yoğunlaşmasıyla birlikte uyuşmazlıkların dostane yollarla çözümü, hem devletler hem de özel sektör açısından stratejik bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu’nun (UNCITRAL) çalışmaları çerçevesinde hazırlanan ve 2019 yılında Singapur’da imzaya açılan “Milletlerarası Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Sulh Anlaşmaları Hakkında Konvansiyon” (kısaca Singapur Konvansiyonu), uluslararası ticari arabuluculuğa küresel ölçekte bağlayıcılık kazandıran ilk uluslararası sözleşmedir1.

Konvansiyon, taraflar arasında arabuluculuk yoluyla ulaşılan sulh anlaşmalarının, imzacı devletlerde doğrudan icra edilebilirliğini öngörmektedir. Bu yönüyle, tahkim alanındaki 1958 tarihli New York Konvansiyonu ile fonksiyonel bir benzerlik kurmak mümkündür.

  1. Tarihsel Arka Plan ve Kabul Süreci

Arabuluculuk, uluslararası ticari uyuşmazlık çözümünde uzun yıllar ikinci planda kalmıştır. Zira tarafların uzlaşmaya dayalı bir süreçten doğrudan icra kabiliyeti sağlayan bir belge elde edememeleri, arabuluculuğun etkinliğini sınırlamaktaydı. UNCITRAL, bu eksikliği gidermek amacıyla 2014 yılında yeni bir konvansiyon hazırlığına başlamış; çalışmalar sonucunda taslak metin, BM Genel Kurulu’nun 20 Aralık 2018 tarihli kararıyla kabul edilmiştir.

Konvansiyon, 7 Ağustos 2019 tarihinde Singapur’da imzaya açılmış; ilk gün 46 devlet tarafından imzalanmıştır. Aralarında ABD, Çin, Hindistan ve Türkiye gibi önemli ticaret merkezlerinin bulunması, Konvansiyonun küresel düzeydeki etkisini artırmıştır. Yeterli sayıda devletin onaylamasıyla birlikte 12 Eylül 2020’de yürürlüğe girmiştir.

  1. Uygulama Alanı

Konvansiyon yalnızca milletlerarası ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan arabuluculuk anlaşmalarına uygulanır.

  • Kapsam dışı bırakılanlar: Aile hukuku, miras, iş hukuku gibi şahsi uyuşmazlıklar bu konvansiyonun kapsamına girmez.
  • Şartlar: Arabuluculuk sonucunda yazılı bir sulh anlaşmasının bulunması ve uyuşmazlığın milletlerarası nitelikte olması gerekir.

Bu düzenleme ile, uyuşmazlığın “ticari” nitelikte olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir. Ticari işletmeler arasında doğan alacak-borç ilişkileri, yatırım projeleri veya mal-hizmet sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilmektedir.

  1. Konvansiyonun Getirdiği Yenilikler
  2. a) Doğrudan İcra Edilebilirlik

En önemli yenilik, arabuluculuk anlaşmalarının taraf devletlerde doğrudan icra edilebilmesidir. Bu özellik, uluslararası yatırımcılar açısından arabuluculuğu daha cazip hale getirmektedir.

  1. b) Küresel Standart

Konvansiyon, arabuluculuğun yalnızca ulusal hukuklarla değil, uluslararası bir sözleşme ile de güvence altına alınmasını sağlamaktadır. Bu durum, iş dünyasında öngörülebilirliği ve güvenliği artırır.

  1. c) Ekonomik ve Zamansal Verimlilik

Arabuluculuk, tahkime kıyasla genellikle daha düşük maliyetli ve kısa sürelidir. Konvansiyonun getirdiği güvence, tarafların mahkeme veya tahkim yoluna gitmeden kısa sürede bağlayıcı bir çözüme ulaşmasını kolaylaştırmaktadır.

  1. İcra Talebinin Red Sebepleri

Konvansiyon, anlaşmanın icrasının reddedilebileceği durumları sınırlı şekilde düzenlemiştir:

  • Taraflardan birinin ehliyetsizliği,
  • Arabuluculuk anlaşmasının geçersizliği,
  • Taraf iradesinin sakatlanması (hile, tehdit, baskı),
  • Anlaşmanın ifa edilmiş olması,
  • Kamu düzenine aykırılık.

Bu sebepler, hem tarafların korunması hem de kötüye kullanımların engellenmesi için öngörülmüştür.

  1. Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Konvansiyonu 2019’da imzalamış, ancak henüz onay sürecini tamamlamamıştır. Oysa Türkiye’de 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile iç hukukta arabuluculuk kurumu 2013’ten bu yana sistematik bir çerçeveye oturtulmuştur.

Konvansiyonun iç hukuka aktarılması, İstanbul’un bölgesel bir uluslararası uyuşmazlık çözüm merkezi olma vizyonunu güçlendirecektir. Ancak, Türk hukukunda arabuluculuk anlaşmalarının icrası için “icra edilebilirlik şerhi” aranması, Konvansiyon’un doğrudan icra mekanizması ile uyumlaştırılmalıdır.

Singapur Konvansiyonu, uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk kurumuna küresel bağlayıcılık kazandırmış; tahkimin yanında artık arabuluculuk da güvenilir ve etkin bir seçenek haline gelmiştir. Konvansiyon, iş dünyasına hız, maliyet avantajı ve hukuki güvence sunarken, devletler için de yabancı yatırımcıların güvenini artıracak bir araç niteliğindedir.

Türkiye’nin Konvansiyonu onaylaması, yalnızca iç hukuk ile uyumu sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel ve küresel ölçekte “barışçıl uyuşmazlık çözümü” vizyonunu da pekiştirecektir.

  1. United Nations, United Nations Convention on International Settlement Agreements Resulting from Mediation (Singapore Convention on Mediation), 2019.
  2. Strong, S.I., “The Singapore Convention: Mediation in a Globalized World,” American Journal of International Law, 2020.
  3. Kaufmann-Kohler, G., “Mediation and the Singapore Convention,” Journal of International Dispute Settlement, 2020.
  4. UNCITRAL, Travaux Préparatoires of the Singapore Convention, 2019.
  5. Bordone, R.C., “The Promise of Mediation and the Singapore Convention,” Harvard Negotiation Law Review, 2021.
  6. UNCITRAL, Explanatory Note on the Singapore Convention, 2019.
  7. Pekcanıtez, H. / Atalay, O., Milletlerarası Özel Hukukta Arabuluculuk ve Singapur Konvansiyonu, İstanbul 2021.
  8. Strong, S.I., a.g.e., 2020.
  9. Kaufmann-Kohler, G., a.g.e., 2020.
  10. Bordone, R.C., a.g.e., 2021.
  11. UNCITRAL, Explanatory Note on the Singapore Convention, 2019.
  12. Adalet Bakanlığı, Türkiye’nin Arabuluculuk Alanındaki Uluslararası Taahhütleri, Resmî Duyuru, 2020.
  1. Kaya, A., “Singapur Konvansiyonu’nun Türk Hukukuna Etkileri,” İstanbul Hukuk Mecmuası, 2022.
  2. https://adb.adalet.gov.tr/ Singapur Konvansiyonu
Sigorta Tazminatlarında Yeni Dönem

Sigorta Tazminatlarında Yeni Dönem: Tahkim Öncesi Arabuluculuk

  1. Düzenlemenin İçeriği

Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan bir taslak düzenlemeye göre, sigorta tazminatına ilişkin uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce arabuluculuğa gidilmesi zorunlu hale getirilecektir. Bu tasarı, Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesine eklenmesi öngörülen hükümle hayata geçirilecektir.

  • Arabulucuya başvurulmadan yapılan tahkim talepleri doğrudan reddedilecektir.
  • Arabuluculuk masrafları başlangıçta sigorta şirketi tarafından karşılanacak, ancak tahkimde sigortalının haksız bulunması halinde bu giderler sigortalıya yansıtılabilecektir.
  • Süreç, tahkime gitmeden önce zorunlu bir “ön basamak” haline gelecektir.
  1. Düzenlemenin Gerekçesi

Bu adım, uluslararası düzeyde giderek daha yaygın hale gelen “med-arb” (mediation-arbitration) modeline dayandırılmaktadır. Amaç, taraflara dostane çözüm fırsatı sağlamak ve tahkim yükünü azaltmaktır.

  1. Beklenen Avantajlar

Bakanlık kaynaklarına göre sistemin öngörülen faydaları:

  • Tahkime giden dosya sayısının azalması ve kalan dosyaların daha nitelikli şekilde yürütülmesi,
  • Sigorta şirketleri açısından yaklaşık 4 milyar TL tasarruf sağlanması,
  • Arabuluculuk sürecinin 28 günle sınırlandırılması,
  • Uyuşmazlıkların önemli bir kısmının arabuluculuk aşamasında çözüme kavuşması,
  • Hak kaybı riski bulunmaması; zira taraflar çoğunlukla avukatla temsil edilmekte ve hesaplamalara sigorta uzmanları katkı sunmaktadır.
  1. Eleştiriler ve Çekinceler
  • Süre ve Maliyet Riski: Hâlihazırda 3–6 ayda sonuçlanan dosyaların, arabuluculuk aşaması eklenince 8–11 aya çıkabileceği endişesi dile getirilmektedir.
  • Hak Arama Özgürlüğü: Bazı hukukçular, bu düzenlemenin hak arama özgürlüğünü sınırlayabileceğini belirtmektedir.
  • Yargıtay Kararı: Yüksek mahkeme, benzer uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunluluğunun aranamayacağı yönünde içtihat geliştirmiştir.
  • Vatandaş Açısından Risk: Tazminat hesapları yapılmadan düşük tekliflerin kabul edilmesi, özellikle trafik kazaları gibi dosyalarda mağdurlar açısından risk oluşturabilir.
  1. Mevcut ve Yeni Sistem Karşılaştırması
  • Mevcut Sistem: Sigorta şirketine başvuru → 15 gün bekleme → Sigorta Tahkim Komisyonu → Ortalama 3–6 ayda sonuç.
  • Yeni Sistem (tasarı hayata geçerse): Sigorta şirketine başvuru → 15 gün bekleme → Zorunlu Arabuluculuk (en fazla 28 gün) → Uzlaşma sağlanamazsa Sigorta Tahkim Komisyonu.
Güvercin ve Arabuluculuk: Simgeden Yönteme

Güvercin ve Arabuluculuk: Simgeden Yönteme

Bir anlaşmazlıkta en zor olan şey çoğu zaman “sakin kalmak” tır. Sakinlik, zayıflık değil; netlik ve güven üretme becerisidir. Tam burada güvercin imgesi devreye girer: gürültüyü kısmayı, dili yumuşatmayı ve ortak bir yol bulmayı hatırlatır.

  1. Güvercin Kavramı: Barışın, Güvenin ve Yön Bulmanın İmgesi

Güvercin, farklı kültürlerde benzer anlamlara kapı aralar: barış niyeti, şiddetsizlik, umut. Zeytin dalı taşıyan bir güvercin gördüğümüzde, içgüdüsel olarak “gerilimi bırakma” çağrısını duyarız. Ama sembolün gücü yalnızca yumuşaklıkta değildir; aynı zamanda yön bulma ve sadakat çağrışımlarındadır. Uzun mesafeleri kat edip yuvayı bulabilen bu küçük kuş, belirsizliğin içinde dahi istikamet duygusunu korumayı simgeler.

Güvercin, “zafere” değil “yaşayabilir düzene” vurgu yapar. Gürültünün yerini anlamaya bırakması, sertliğin yerini ölçülülüğe bırakmasıdır bu. Sakinlik, sorunları halının altına süpürmek demek değildir; tersine, meseleleri konuşulabilir bir seviyeye indirip görünür kılmaktır. Bu yüzden güvercin, duyguları bastıran değil; duygularla birlikte ilerlemenin mümkün olduğunu hatırlatan bir imgedir. Öfkeyi yok saymaz, taşırılmasını engeller; korkuyu küçümsemez, konuşulabilir kılar; gururu kırmaz, onarıcı bir yer açar.

Kısacası güvercin, üç temel mesaj taşır: Barışa niyet, güven üretimi, istikamet. Bunlar, yalnızca sembolik bir rahatlatma değil; zor durumlarda işe yarayan davranış ilkeleridir.

  1. Arabuluculuk Mekanizmasında Güvercin: Sakinlikten Kurala, Sembolden Sonuca

Arabuluculuk, taraflara hazır bir çözüm dayatmaz; güvenli bir alan ve adil bir süreç sunar. Güvercinin çağrıştırdığı sakinlik ve yön bulma burada somut tekniklere dönüşür.

1) Kapıyı açan iklim: güven ve çerçeve.
Bir arabuluculuk görüşmesi, önce iklimle başlar. Söz kesmeme, hakaret etmeme, sırayla konuşma gibi basit kurallar rastgele değildir; güven üretmek içindir. Güvercinin “tehdit değil davet” hissi burada hayat bulur: insanların savunmaya geçmeden dinleyebildiği, anlatabildiği bir alan.

2) Pozisyondan ihtiyaca geçiş.
Güvercin, yüksek tondaki “pozisyon”u daha anlaşılır bir “ihtiyaç” diline çevirmenin hatırlatıcısıdır. “Sadece para istiyorum” cümlesi, “belirsizliğin azalmasını ve işin sürdürülebilirliğini istiyorum”a dönüştüğünde müzakere başlar. Bu dönüşüm, suçlama dilini bırakıp sorunları çözüm üretilebilecek parçalara ayırmanın kapısını açar.

3) Tarafsızlık: yumuşak ama ilkesel.
Güvercin “tavizkâr” değildir; ilkesel yumuşatmadır. Arabulucu taraf tutmaz ama süreci korur: güç dengesizliği olduğunda ayrı görüşme önerebilir, zorbalığa sınır koyabilir, ara verebilir. Tarafsızlık, kayıtsızlık değil; adil süreci aktif biçimde gözetmektir. Böylece her iki tarafın da onuru korunur; yüz kaybetmeden esneme imkânı doğar.

4) Küçük, uygulanabilir adımlar.
Güvercin, “büyük söz” yerine “yaşayan söz” önerir. Arabuluculukta bu, ölçülebilir taahhütler ve yakın vade kontrol noktaları demektir: Kim, neyi, ne zaman yapacak? Anlaşma metninin gücü, kağıttaki cümlelerden çok, o cümlelerin gerçek hayatta uygulanabilir olmasından gelir.

5) Yanlış okumaları bertaraf etmek.
Güvercin, “her şeye evet” demek değildir. Kötü niyet, manipülasyon, şiddet ihtimali varsa süreç sınırlandırılır ya da durdurulur. Sembol, sorunları örtmez; onları konuşulabilir hale getirir. Konuşulabilen şey ise dönüştürülebilir.

Güvercin, arabuluculuğa üç yalın pusula verir: saygı, şiddetsiz iletişim, kalıcılık. Saygı, insan onurunu koruyan çerçevedir; şiddetsiz iletişim, pozisyonların arkasındaki ihtiyaçları görünür kılar; kalıcılık, rıza ve gerçekçilikle kurulur. Bu yüzden güvercin, bir süs değil, yöntemin ruhudur: Sakinlikten güç almak, açıklıkla güven kurmak ve adil bir süreçle kalıcı bir çözüme varmak üzerine bir simgedir. Bizler, Arabuluculuk Yönetim Sistemi’ni hayata geçirirken en uygun simge ile yola çıktığımızı ve bu simgenin, uygulamamızın gelişimi adına yadsınamaz bir etkisi olduğunu büyük bir gururla belirtmek isterim.

Arabulucular için Serbest Meslek Makbuzu

Arabulucular için Serbest Meslek Makbuzu (e-SMM) Üzerine Bilgilendirme

1) Belgelendirme ve “tahsil esası”

Arabuluculuk faaliyeti serbest meslek niteliğindedir; her tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlenir. Kâğıt SMM’nin elektronik karşılığı olan e-SMM, şekil ve hukuki sonuç bakımından aynıdır; belge elektronik ortamda iletilir, saklanır ve istenildiğinde ibraz edilir. Zamanlama tahsil anıdır (avanslar dâhil).

2) Kimin adına e-SMM düzenlenir?

Genel kural, ücret ve masrafların aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanmasıdır; ücret, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte olan tarifeye göre belirlenir. Fiilen kim ödeme yapıyorsa e-SMM o kişi/kurum adına kesilir (gerçek kişi için TCKN; şirket/kamu için VKN-unvan). Çok taraflı dosyalarda her ödeyiciye ayrı e-SMM, stopaj/tevkifat eşleştirmesini kolaylaştırır.

Dava şartı dosyalarda anlaşma sağlanmazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır; bu kısım için kamu alıcı adına e-SMM düzenlenir. İki saati aşan (ve anlaşmasız) kısım taraflarca eşit ödenir ve yargılama gideri niteliğindedir.

3) Vergisel çerçeve (özet)

  • KDV: Genel oran %20’dir; e-SMM’de hizmet bedeli üzerinden hesaplanır.
  • Gelir vergisi stopajı: Tevkifat sorumlularının (şirket/kamu vb.) serbest meslek ödemelerinde genel oran %20’dir. Mükellef olmayan gerçek kişilerin ödemelerinde stopaj yoktur. Stopaj matrahı KDV hariç hizmet bedelidir.
  • KDV kısmi tevkifatı: “Belirlenmiş alıcılar”a verilen hizmetlerde KDV tevkifatı uygulanır (örneğin 5/10). Hangi alıcıların “belirlenmiş” sayıldığı ve yıllık alt sınır tutarı, güncel tebliğ ve sirkülerlerde belirlenir; işlem öncesi alıcı statüsü ve eşik kontrol edilmelidir.

4) Hızlı örnekler (hizmet bedeli KDV hariç gösterilmiştir)

  • Birey (mükellef değil) ödüyor: 6.000 TL + KDV %20 (=1.200) → stopaj yok → tahsilat 7.200 TL.
  • Şirket ödüyor (stopaj var, tevkifat yok varsayımı): 6.000 TL + KDV 1.200 − stopaj %20 (=1.200) → tahsilat 6.000 TL (stopajı alıcı muhtasar ile beyan eder).
  • Kamu/belirlenmiş alıcı (KDV tevkifatı + stopaj): 6.000 TL + KDV 1.200 − stopaj %20 (=1.200) − KDV tevkifatı (ör. 5/10 = 600) → tahsilat 4.200 TL.
  • Dava şartında ilk iki saat: Kamu tarafından ödenen kısım için kamu alıcı adına; aşan kısım (anlaşma yoksa) tarafların paylarına ayrı e-SMM.

5) Düzenleme ve içerik notları

e-SMM’de alıcı bilgileri doğru ve tam olmalı; açıklama alanına “dosya/başvuru no, taraf sayısı, ‘HUAK m.7/2 gereği eşit paylaşım’, ‘HUAK m.18/A ilk iki saat’” gibi notlar eklenebilir. e-SMM ve raporları elektronik ortamda saklanır ve ibraz edilir.

Kaynakça

  • 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.236 (serbest meslek makbuzu; tahsil esası).
  • Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509) – e-SMM’nin kapsamı, teknik ve muhafaza-ibraz hükümleri; Gelir İdaresi Başkanlığı e-Belge kılavuzları.
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.7/2 (eşit paylaşım; ücretin tespiti) ve m.18/A (dava şartı; ilk iki saat ve yargılama gideri).
  • Katma Değer Vergisi oranlarına ilişkin 07.07.2023 tarihli, 7346 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG 10.07.2023, 32241).
  • KDV Genel Uygulama Tebliği (I/C-2.1.3.1 ve ilgili bölümler) – kısmi tevkifat, belirlenmiş alıcılar ve yıllık alt sınır düzenlemeleri.
  • Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifeleri (ilgili yılın Resmî Gazete metni).
2025 Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi Üzerine Yorumlar

2025 Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi Üzerine Yorumlar

Her yıl mevcut arabuluculuk sistemine göre düzenlenen asgari ücret tarifesi, güncel hukuki uyuşmazlıkların üzerinde etkisini göstermektedir. Her yıl, Arabuluculuk Daire Başkanlığı, gerekli incelemeleri yaparak, uygun tarifeyi belirler ve yıl sonunda Resmi Gazete’de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girer.

1) Dayanak ve bağlayıcılık

Tarife, 25.12.2024 tarihli ve 32763 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; tarifede belirlenen ücretlerin altında ücret kararlaştırılamaz.

2) Genel ilkeler

  • Eşit paylaşım & yürürlükteki tarife: Aksi kararlaştırılmadıkça ücret ve masraflar taraflarca eşit karşılanır; ücret, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte olan tarifeye göre belirlenir (HUAK m.7/2; Tarife m.10).
  • Çoklu arabulucu: Birinci Kısım kapsamındaki işlerde her arabulucuya tablo ücreti ayrı ayrı, İkinci Kısım’da ise nispi ücret eşit bölünerek ödenir (Tarife m.3/2–3).

3) Dava şartı arabuluculukta “ilk iki saat”

Anlaşma sağlanamazsa ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan kısım (anlaşma yoksa) aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve yargılama gideri sayılır (HUAK m.18/A f.13).

4) Saatlik rejim (Birinci Kısım) – konusu para olmayan işler

İki taraflı uyuşmazlıklarda başlıca saatlik tabanlar (taraf başına):

  • Aile/İşçi-işveren/Tüketici/Diğer: 785 TL
  • Ticari: 1.150 TL
  • Kira/Komşu/Kat Mülkiyeti: 835 TL
  • Ortaklığın giderilmesi: 900 TL
    (Not: Çok taraflılıkta kademeli artış öngörülür.)

 

5) Nispi rejim (İkinci Kısım) – konusu para olan işler

Anlaşılan miktar üzerinden dilimler: ilk 300.000 TL için %6 (birden fazla arabulucu: %9); sonraki 480.000 TL %5 (çoklu: %7,5); sonraki 780.000 TL %4 (çoklu: %6)… 26.520.000 TL üzeri %0,5 (çoklu: %1).

Alt sınırlar ve özel hükümler (Tarife m.7)

  • Genel alt sınır: Anlaşma varsa ücret 6.000 TL’den az olamaz.
  • Ticari & OG dosyaları: Anlaşmada ücret İkinci Kısıma göre; 9.000 TL’den az olamaz.
  • Seri uyuşmazlık anlaşmaları: Ticari için 5.000 TL, diğerleri için 4.000 TL (aynı taraflardan bir ayda ≥10 başvuru).
  • Kira tespiti/tahliye: Kira tespitinde 1 yıllık fark, tahliyede 1 yıllık kira bedelinin yarısı üzerinden nispi ücret.

6) Uygulamada notlar

  • Ücretin tümüne hak kazanma: Anlaşma, çekilme, ölüm/iflas, konusuz kalma gibi sona erme hâllerinde arabulucu tarifedeki tam ücrete hak kazanır (kusur yoksa).
  • AYM etkisi: HUAK m.18/A f.11’deki “ilk toplantıya mazeretsiz katılan/katılmayan tarafa yönelik gider-yaptırım” hükümlerinin bir kısmı iptal edildi; bu, giderlere hükmedilirken özenli gerekçe ihtiyacını artırır.

Özet: 2025 Tarifesi; dava şartında erişilebilirliği (ilk iki saat), anlaşmalı dosyalarda ise mesleki emeğin korunmasını (nispi oranlar ve alt sınırlar) birlikte gözeten dengeli bir ücret mimarisi benimsemektedir.

Kaynakça (atıflar)

  1. 2025 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi, Resmî Gazete, 25.12.2024, Sayı: 32763 (m.1–11 ve ek tablolar).
  2. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK), özellikle m.7 ve m.18/A (f.12–13).
  3. Anayasa Mahkemesi, 19.04.2024 tarihli, E.2023/160, K.2024/77 sayılı karar (HUAK m.18/A f.11’e ilişkin iptal).